• FETÖ Mevlüt Mert Altıntaşı Cİnayete Nasıl Kodladı ? Hizmet Hareketi Kendi Mürtilerine Hipnoz mu Uyguluyor?
    Dec 29 2021
    22 yaşında elinde silahı bir devletin büyükelçisini arkasından vurup, muhtemelen anlamını dahi bilmediği Arapça nutuk atarak, Suriye’de olup bitenlerin hesabını soran kahraman edasıyla bir genç izledik televizyonlarda. Dağda yaşayan terörist değil bu genç, ya da DEAŞ’ın ısmarlama canlı bombacısı. Bakıldığında eli yüzü, kıyafeti düzgün genç bir polis. Birçok gencin gıpta ettiği mesleğini eline almış bu gençten, gelecek hayalleri kurması beklenirken o, 30 saniyelik trajik bir tiyatroyu seçti kendine meslek olarak. Masum bir cana kıydı, kendisini yok etti ve verilen rolünü oynadı. Tüm dünya ondan bahsetti, televizyonlarda dakikalarca görüntülendi, gazetelerin manşetlerinde yer aldı. Daha önce de birçok canlı bomba eylemi gördük. Buradaki fark eylemin yapılış biçimi ve verilmek istenen mesaj aslında. Teröristin sadece dağda, kırsalda olmadığı, emniyet teşkilatı içinde bile kendini öldürecek kadar adanmışların olabildiğini göstermek. Bu eylemin arkasındaki, Fetö’nün, başka bir mesajı da, her şekilde karşınıza çıkabiliriz olsa gerek. İşin siyasi boyutu farklı bir tartışma konusu ancak bireysel bağlamda baktığımızda da durum en az siyasi boyut kadar karmaşık. Yıllardır savaşın içinde yaşayan, en yakınlarını savaşta kaybetmiş, savaşın acı yüzünü yaşamış topluluklardan kendi canına kıyıp eylem yapacak canlı bombalar ya da suikastçılar çıkmasını hem sosyolojik, hem de psikolojik olarak daha kolay izah edilebiliriz. Ancak Aydın’da doğmuş, İzmir’de okumuş bir gencin nasıl bu hale getirildiğini, diğer canlı bombalara yaptığımız klasik sosyolojik ve psikolojik tahlillerle açıklamamız mümkün değil. Ortada bir kandırılmışlık olduğu muhakkak. Bu kandırılmışlığın ideolojik, inanç ya da başka bir nedene bağlı olması da çok önemli değil. Çünkü her ideoloji ve inançta adanmışlık fikrini aşılayabileceğiniz zeminler ve zihinler bulabilirsiniz. Önemli olan bu adanmışlığı kabul edecek beyinleri amaca yönelik işlemektir. Bazılarının iddia ettiği gibi birkaç ay gibi kısa bir sürede telkinle ya da hipnozla bir gencin beynini yıkayıp, böyle bir eylemi yaptıramazsınız. Bu tür eylemlerde en temel nokta kişinin ölmeyi kabul etmesidir. Bir kişiyi hele hele bir genci, yaşamını sonlandırmaya ikna etmek dünyanın en zor ve karmaşık işidir ve ancak birden çok faktör bir araya gelirse bu hedefe ulaşılabilir. Bu faktörler, bu eylemlere yatkın ruhsal özelliklere sahip kişileri bulmak, onları uzun süre farklı tekniklerle eğitmek ve sonunda “sözde kahraman” olmaya ikna edebilmek. İstediğiniz tekniği, istediğiniz beyin yıkama metodunu kullanın, eğer kişinin ruhsal olarak yatkınlığı yoksa asla birini öldüremez ve kendi canına kıyamaz. Ruhsal yatkınlıktan kastettiğim, kişilik özellikleri ve ruhsal yapısının böyle bir eyleme uygun olması demek aslında. Bu açıdan da genelde 2 kişilik tipi çıkar karşımıza, ya dürtülerini kontrol edemeyen vicdanı vahşeti engellemeyen psikopatik özelikteki kişilerdir bunlar. Ya da içe dönek, yaşamaktan keyif almayan, sosyal alanlarda kısıtlı, duygularını açığa vuramayan kişilerdir. Perdenin arkasında duranlar, bu özellikteki kişileri daha çocukluk döneminden ele alır, takip eder ve eğitmeye başlarlar. Kendilerine fedai yetiştirme alanında mahir olmaları bu seçim becerilerinden kaynaklanır. Her şeylerini feda edecek hale getirme süreci hayli uzundur. Önce zihinleri boşaltılır, çevreden madden ve manen uzaklaştırılır. Dar bir çevrede tutulur. İlişkileri minimuma indirilir. Ve sonra neyse o ideoloji, fikir ya da inanç onunla doldurulur. Kendini feda etmenin karşılığı cennet olur, sonsuz yaşam olur, kahraman olarak tarihe adını yazdırmak olur fark etmez. İnce ince işlenir ve kirletilir beyinler. En acısı ise, bu durumun çoğu zaman farkında olamaz anne babalar. Eğitimi için gittiği okulda ya da iyi yetişsin diye emanet edildiği yurtta işlenir bu kişiliği yok etme planı. İşte o zaman “benim çocuğum asla böyle bir şey yapamaz” der anneler ağlayarak. Oysa bu en ağır olanıdır aslında. Bir anne babanın çocuğunu tanıyamaması. Niçin mi...
    Show More Show Less
    5 mins
  • Gülen Cemaati Fetö nün Sildirdiği Sosyal Medya Hesaplarımda Anlattıklarım Dans Takiyye Tasfiye Kumpas Hipnoz Fetö Psikolojik Harp Yöntemleri
    Dec 28 2021
    FETÖ tarafından menfi ilan edilerek öldürülmeye çalışılmış Gülen cemaati İçersinden çıkmış eski bir komiserin dans okullarını takiyye amaçlı kullandıklarını ve Papillon 1973 filmiyle hipnotik trans oluşturarak ASELSAN mühendislerimizi intihar ettirdiklerini fark ettikten sonra tutuklanması ihraç olması intihara zorlanması ve tüm gerçekler ..
    Show More Show Less
    9 mins
  • FETÖ nün Çaldığı Sınav Soruları
    Dec 25 2021
    Hepinize yeniden merhaba fetö gerçekleri podcast kanalı dinleyenleri. Bu gün sizlere Fetö terör örgütünün çaldığı sınav sorularını anlatacağım. Podcastime girerken söylemek istediğim bazı şeyler var onları öncelikli olarak paylaşıyım gülen cemaatini tanıdığım güne lanet olsun . 2005 senesinde denizli çınar cami önünde bana verdikleri okyanus test merkezinin tanıtım broşürünü aldığım günede okyanus test merkezine gittiğim günede bunların arasına girdiğim günede lanet olsun . 2007 senesinden beri kurtulmaya çalışıyorum . Hayatımı mahvettiler. Beni kumpaslarla işimden ettiler. Hapse attılar yetmedi canıma kastettiler. Bunları yaparkende etrafımdaki sevidğim kadın dahil dost bildiklerimi kullanmaktan zerre geri durmadılar. Kamu gücü kullanan bir terör örgütü var ülkemizde. Haksız yere insanları tutuklayabiliyor. Mesleğinden edebiliyor. Papillon 1973 The Game 1997 gibi filmlerle hipnotik tranms altına alarak insanları intihar ettirebiliyor. Herkes sanıyor ki dini bir cemaat cıa destekli bir istihbarat örgütü olduklarının ericksoncu hipnoz yöntemleri ile müritlerini hipnoz altına alarak metaforlarla bilinçaltı şeillendirme ve zihin kontrolü yaptıklarının ülkemizde çoğu kişi farkında bile değil. Çaldıkları sınavları buraya yazmaya kalksam inanın bu podcast bitmez ama en bilindiklerini yazalım. Kpss , Polis Akademisi , Polis Koleji, Askeri liseler , komiser yardımcılığına geçiş sınavları , Dışişleri Bakanlığı memurluğu ve konsolosluk memurluğu sınavları, kaymakamlık , hakim savcı adaylığı , kpds yds ales tus dus dgs kısaca fetönün çalmadığı hiçbir sınav yok bu ülkede.Ösym nin düzenlediği tüm sınavları çalmışlar. Senelerce polis akademisinde bunların çaldığı sınavları gözlemleme şansım olduBir sene çalışıp girdiğim sınavlardan ben 70 80 zor alırken Devrelerimin tamamının yüksek puan aldıkları ales sınavları oldu. Hepsi 97 98 aldı. Adamlar 2 ay arapça çalışıp arapça kpds den 90 üstü alabiliyorlardı. Çoğu dgs ile hukuk fakültelerine geçti . Şaka gibi ama bunlar gerçek! A paketi, B paketi, C paketi, D paketi diye 100 soruluk paketler var. Örnek veriyorum; A paketinde 75 soru var. B paketinde farklı 75 soru var, C paketinde farklı 75 soru var. D’de de farklı 75 soru var. Yani aynı 100’ün içerisinde farklı 75’ler şeklinde 4 tane paket oluşturulmuş. Bunlar birebir aynı sorular. Mesela Ali’ye A paketini, Veli’ye B paketini Selami’ye C paketini veriyorsunuz ve tedbir yapıyorsunuz kendinize. Soruların verildiğine şahit olan ve kendisinin de bizzat soruları verdiğini itiraf eden FETÖ’cü Polat, bu sistemle sınava giren öğrencilerin en az 75 puan aldığını itiraf etti. Benim asıl canımı sıkan , dans okulları üzerinden yeniden ışık evleri açmaları. Takiye yaparak dans okullarını gecelerini festrivallerini kullanarak buradan devletin tüm kademelerine yeniden sızabiliyor olmaları. Normalde dans eden insanların askeri görevlerle ne işi olur değilmi ? özgürlüğüne düşkün olur dans eden insanlar ama ülkemizde öyle değil dans okullarının çoğu gülen cemaatinin elinde dans sadece bir takiye , şakirt şakirdeler buralara yönlendirliyor alkol içip dans ederken ki fotoğraflarını sosyal medyalarına koyuyorlar böylelikle , kamufile olmuş oluyorlar devleti ayakta uyutuyorlar son 8 yıl danstan tanıdığım o kadar çok kişi harp okullarını polis akademilerini jandarma astsubaylıkları subaylıkları , öğretmenlikler hemşirelikleri , gardiyanlıkları kazandıki uzman doktor oldu çoğu dans gelen doktorlar … Şaka gibi ama gerçek örgüt tam gaz kamuya sızmaya devam etti. Bundada dansı dans okulları dans festivallerini takiye amaçlı kullandı halende kullanıyor heryerden yazıyorum bas bas bağırıyorum ama kimsenin pek umrunda değil gibi görnüyor. Gerçekten hala soruları çalmaya devam ediyorlar ve halen kendi müritlerini kamuya yönlendirerek kamu görevlerine etkin şekilde sızma yapıyorlar. Çaldıkları sorular neticesinde vicdan azabıda hissetmiyor hiçbirisi , kendilerine göre bu bir savaş ve savaşta soru çalmakta insan öldürmekte serbest ! mübah! Kendilerinden olmayanların...
    Show More Show Less
    7 mins
  • Gülen Cemaati FETÖ Örgütten Ayrılmak İsteyenlere Neler Yapıyor ?
    Dec 24 2021
    FETÖ tarafından tart cezası almış eski bir komiser olarak Gülen cemaatinin kendi müritlerine verdiği cezaları anlattım ! Örgüt, kural olarak hiç kimseyi örgütten çıkarmamaktadır. Örgütte mecbur kalınmadığı sürece hizmetten adam çıkartılması yasaktır. Bunun sebebi, kovulan örgüt mensubunun, dışarıda örgüt içerisindeki yapılanma hakkında bilgi verebileceği ve deşifre olunacağı endişesidir. Örgüt birçok gizli veya önemli bilgiye sahip şahısları özellikle atmak yerine pasifize etmeyi tercih etmektedir. Bir nevi sindirme, yıldırma, baskı altına alma yöntemi ile kişinin kendi isteği ile örgütten ayrılması sağlanmaktadır. Örgüte girenin çıkması zordur Fetullahçı Terör Örgütüne bir kez girdikten sonra ondan elini kolunu sallayarak ayrılması, çıkması, kopması artık mümkün değildir. Fetullah Gülen, örgütün "kan ve irinden deryaları geçmek" üzere kurulup eğitildiğini, kişilerin bu kan ve irin deryasını tek başına aşamayacağını ve boğulacağını ifade ederek ayrılma ve kopmanın önünü kapatmaktadır. Örgüt önce eğitim vererek kazandığı kişiyi daha sonra kaybetmemek için tedbirler geliştirmiştir. Örgütsel eğitimden geçen kişiler genellikle örgüte isteyerek ve bilerek girdiğinden aldıkları eğitimin bir gereği olarak ondan kopamamaktadır. Çok az da olsa gerçeği gören, yapılanları sorgulayan, kötü bir işe alet edilen, örgütün hışmına uğrayan veya herhangi bir nedenle örgütten ayrılmak isteyenler de çıkmaktadır. Örgüt dağılmayı önlemek için neler yaptı? Örgüt dağılmayı önlemek ayrılmaların önüne geçmek için önce üyelerini korkutur. Korkutma, örgütten ayrılanın bozulduğu, tasfiye olacağı, bozuk düzen ve çarkın arasında kalacağı ve ezileceği yalanıyla gerçekleşir. Kazanacakken kaybedenlerden olacakları, cehenneme gidecekleri, dinden imandan çıkacakları, nasipsiz oldukları, öbür dünyada muhterem hocalarının şefaatçi olmayacağı önemle öğretilir. Örgüt üyeleri kör alet konumuna getirildi Örgütlü bir yapının devamlı üyeleri üzerinde bu korkuyu yayarak ayrılma halinde hayat hakkının bulunamayacağına, kendisi dışında kişilerin bir yaşama alanı oluşturamayacağına üyelerini inandırır. Korku ile kontrol altında tutma ilk modeldir. Bir süre sonra örgüt üyeleri bu korkuya da gerek kalmadan imani bir mesele olarak gördükleri bağlılığa boyun eğerek hiç bir sorgulama yapmadan gerçeklerden kaçarak beyinleri yıkanmış ve örgütün amacı için kullandığı kör alet duruma gelmektedirler. Örgüt üyeleri örgüt tarafından iftiraya uğramaktan korkarlar Örgütten kopan kimseler sudan çıkmış balık gibidir. Bunu kimse istemez. Yurt veya okul ya da ev dışında hiçbir hayatı bilmedikleri için zorlanırlar. İftiraya uğramamak, yapıdan kopmamak için ellerinden gelen gayreti gösterirler. Tazir Örgütten bir kimsenin ayrılacağı veya kopacağı sezilirse veya itaat dışına çıkanlara tazir uygulanır. Tazir, örgüt sorumlu abi veya ablasının kişiyi ikaz edip uyarması, aşağılaması, ona herkesin içinde rezil ederek küçük düşürmesi şeklinde gerçekleşir. Eğer örgüt üyesi bu tazir sonucunda ders alıp uslanmış ve itaate girmişse sorun yoktur. Tersi durumda daha ağır cezalar verilebilmektedir. Şefkat Tokadı Örgütten ayrılmak isteyenlerin bu iradesi fark edildiğinde bir diğer metot onları şefkat tokadı yalanıyla ikna ederek elde tutmaktır. Örgütten ayrılmak isteyenin başına kötü şeyler geleceği ileri sürülür ve şartlandırma yapılır. Örgütten ayrılacak kişinin en ufacık başına kötü bir şey gelse mesela o gün ayağı takılıp düşse, dikkatsizliği sonucu kafasını çarpsa, bir işi yolunda gitmese veya basit bir sınavdan kötü bir sonuç alsa bu hemen şefkat tokadına bağlanır ve o kişiye bu tanrının bir uyarısı olduğu ve derhal örgüte dönerek tövbe etmesi istenir. Bu psikolojik basit bir şartlandırmadır. Tıpkı fal bakmak gibidir. İnsan neye şartlanmışsa onu şartlandırmaya uygun olarak yorumlar ve kabullenir. Şefkat tokadı da aslında kişiler üzerinde oluşturulan şartlandırma ve korku vermenin bir türüdür. Zecr Tokadı Örgütten ayrılan kimsenin aklını başına alması için örgütün vurduğu etkili ve tesirli bir...
    Show More Show Less
    10 mins
  • GÜlen Cemaatinin HDP ' ye Oy Veren Polisleri
    Dec 24 2021
    Gülen cemaatinin hizmet hareketinin fetö nün polislerinin nusaybinde hdp ye verdikleri oyları anlatalım bu podcastimizde sizlere. 2017 2020 yılları arasında mardin Nusaybin ilçesinde komiser olarak çalıştım . İki seçim gördüm bu ilçede . Bu iki seçimdede sandıklarda görev aldım. Nusaybinde tüm polisler belli mahallelerde oturur kendilerince daha güvenli buldukları ve ben bu mahallerin birinden sorumluydum seçimlerde . Sandıklar açılmaya başlanınca şok etkisi yaşadım . Onca özel harekat polisinin normal polislerin rütbeli emniyet mensuplarının öğretmen doktor vb devlet memurlarının oy kullandığı sandıklardan yüzde 99 oranında HDP ye oy çıkmıştı . Gözlerimle görmüştüm ak partili gibi davranan türkçü Atatürkçü chpli gibi görünen bu memurların oylarının hdp ye çıktığını ; o an anladım takiyyeci bir gülen cemaati müriti olduklarını hepsinin. O kadar çok olmalarına şaşırdım . 15 temmuz sonrası temizlenmediklerini ve yeni alınan polislere dahi yüksek oranda sızdıklarını ve halen hdp ye oy verecek kadar hainlik içersinde olduklarını anladım . Çok geçmedi zaten bunları anlamamla birlikte beni kumpasla tasfiye edip ihraç etmeleri. Hapse atmaları öldürmeye çalışmaları. Teşkilat içinde gerçek Atatürk çü ender komiserlerden biriydim artık teşkilat içersinde değilim . Gülen cemaati fetönün kumpaslarıyla kaçakçılıkla hırsızlıkla suçlandım . Tutuklandım . İhraç edildim. Ama mücadeleme devam ediyorum edeceğim. Podcastlerimle videolarımla heryerden yaptıkları kahpelikleri anlatıyorum , ölümle tehdit ediyorlar beni etsinler ölene kadar anlatmaya devam edeceğim. Bir zamanların “Hizmet Hareketi Gülen Cemaati artık bir terör örgütüdür. Bu cemaat, bütün dostlarını kaybetmiş; yerli, milli ve bağımsız olma iddiasını yitirmiştir. En önemlisi , itibar ve güven kaybına uğramış , yaptıkları tüm kumpaslar hainlikler ortaya çıkmıştır. Bu itibar ve güven kaybının en önemli iki sebebi şudur: 1. İslami bir sivil toplum kuruluşu olarak, gelenekte örneği olmayan şekilde, ülkeyi yönetenlere savaş açılmıştır. Tamam, âlimler idarecilerin yanlışlarına tavır koyar, zulme karşı çıkarlar. Ama fert olarak seslerini yükseltirler. Seneler süren bir hazırlıkla, emniyet istihbaratını, yargının kilit noktalarını ele geçirip tek bir kişinin hayal dünyasını, koskoca bir ülkede, herkesin gözünün içine baka baka ikame etmeye kalkmazlar. Halkın yüzde 52’sinin ilk turda Cumhurbaşkanı seçtiği bir insana, “Firavun, Nemrut, münafık, Yezid” iftira ve suçlamaları ile saldırmazlar. Bir zamanlar, Fethullah Gülen, hep Mevlana hazretlerinin günümüzdeki bir siması gibi anlatılırdı. Şimdi ise şöyle bir soru ile karşı karşıyayız: Hz. Mevlana’nın, idare içinde, birbiriyle irtibatlı ve talimatları sadece kendisinden alan istihbaratçıları, askerleri, kadıları olmuş mudur? 2. F. Gülen’e, “seçilmiş kurtarıcı” olarak inandıkları için onun her kararını meşru, tek doğru ve tartışılmaz bildiler. Bu yüzden de makul insanlara göre insafsız savrulmaların içine yuvarlansalar da, yanlış ve tehlikeli bir yola saptıklarını kabul etmediler, etmiyorlar. Mesela ilk savrulmalardan biri, 30 Mart yerel seçimlerinde kapı kapı dolaşıp CHP’ye oy istemeleri oldu. Mütedeyyin kitlenin geleneksel çizgisinde, CHP’ye oy istemek bir travmadır. Nitekim Kastamonu’da yıllarca Hizmet’e himmet etmiş eşraftan bir insana gidip CHP’ye oy istediklerinde, o insan sabaha kadar uyuyamamış; “Allah’ım ben ne yaptım ki, bunlar beni CHP’ye kendisinden oy istenecek biri gibi gördüler?” diye inlemiştir... Şimdi daha büyük bir savrulma yaşıyorlar, HDP’ye destek veriyorlar. Gülen medyası, 7 Haziran seçimlerinde HDP’ye oy verilmesi için ne güzellemeler yaptı. Hele 7 Haziran sonrası, HDP’nin barajı geçmesiyle, AK Parti’nin tek başına iktidarı kaybetmesine ne kadar sevindiler. O sevinçle, hükümeti CHP-MHP ve HDP’nin kurması için çırpındılar. Tezgâhlarını MHP bozdu. Bunu da hazmedemediler. Zaman Genel Yayın Müdürü E. Dumanlı, Devlet Bahçeli için, “bazı siyasîler, milletin vermediği anahtarı altın tepsi içinde Erdoğan’a teslim etti”...
    Show More Show Less
    5 mins
  • Askeri Okullardaki Fetö İşkenceleri | Şok Mangaları Tayfun Özcana
    Dec 23 2021
    Fetö terör örgütünün kirli yüzünü anlattığım podcastlerime Askeri liseler Polis Kolejleri Harp okulları ve Polis akademisinde fetöcülerin yaptığı zihinsel ve fiziksel işgenceleri anlatarak devam ediyorum 2006 2010 ankara polis koleji 2010 2014 ankara polis akademisi mezunu olarak fetö terör örgütünün bu okullarda kendilerinden olmayan ve kendilerinden ayrılan öğrencilere uyguladığı insanlıkdışı işgencelerin bir çoğuna bende maruz kaldım . 2005 senesinde polis kolejine girmeden önce gülen cemaatinin bana olta attığını ve 2007 senesinde polis koleji 2.sınıftan itibaren gülen cemaat abisi ile kavga ederek gülen cemaatiyle tüm ilişkimi koparttığımı önceki podcastlerimde hepinizle paylaşmıştım . Gülen cemaati kendilerinden olanlara okul hayatı boyunca hep yardım eder. Gülen cemaati mensubu öğrencileri korur kollar , ceza almalarını gerektirecek hareketlerini görmezden gelir . Kendilerinden olmayanlara ise dünyayı dar eder. Bu bana çokça yaşatıldı. 3 4 kişi gece nöbette uyuya kalırsınız içlerinden sadece siz rapor edilip ceza alırsınız diğerleri gülen cemaati şakirti olduğu için korunur. Kolej 2 e kadar bende bunların içinde olduğum için çok fazla zorluk çekmedim ceza almadım. Lakin 2007 senesinden itibaren gülen cemaatiyle ilişkimi kesmek istediğim an , polis kolejinde ne kadar rütbeli amir varsa hepsi psikolojik şiddete başladı. Sizi şefkat tokadıyla tehdit ederler. Ceza koşullandırması yaparak gülen cemaatine yeniden dönmenizi biat etmenizi sağlamaya çalışırlar. Nitekim yaptıkları insanlık dışı işgenceleri biraz anlatmak istiyorum. Kolej 2 . sınıfta gülen cemaat abisiyle küfürleşip artık gelmek istemediğimi söylediği haftadan itibaren hiçbir hafta sonu doğru düzgün dışarı çıkartılmadım her hafta sonu muhakkak hafta sonu cezası verecek ve 2 günde beni polis kolejinde kilit altında tutacak birşeyler buldular. Sürekli şekilde 1 3 3 5 saatleri arasında ceza nöbetleri vererek gece uykunuzu bölerler. Haftada 4 5 gün bu şekilde uykusuz bırakırlar . Bu bildiğiniz düşman elinde kalan ve beyin yıkama faaliyetlerine maruz bırakılan askerlere uygulanan yöntemlerle birebir aynı şeydir. Sürekli aşağılarlar buda örgütün tazir adını verdiği bir ceza yöntemidir. Diğer devrelerin yanında sizi sürekli küçük düşürürler.Beyaz a 4 kağıtlara sayfalar dolusu ben gerizekalıyım polis olmayı komiser olmayı haketmiyorum yazdırırlar. Ayakkabınız boyalıyken üzerine basar boyasız diye bir daha boyatır ve ceza verirler. İçemeyeceğiniz kadar su içirirler. Hastayken viziteye çıkarmazlar. Dilekçelerinizi kabul etmezler. Aileler sanırki oğulları askeri eğitim alıyor lakin bu sadece kendilerinden olmayan öğrencilere yaşatılır. Ağaca saatlerce tekmil verdirirler. Güneşte kafa deriniz yanıncaya kadar hazırolda bekletirler. Ayaklarınızdan tutup elleriniz üstünde yürüterek tuvalette şınav çektirirler. Bornazla yarı çıplak sınıf katında herkesin önünde bekletirler. Tahtaya nokta çizip burnunuzu onun içinde bekletirler. Bu şekilde insanlık dışı fiziksel ve psikolojik işgence uygulamaları kendilerinden olmayan ve ayrılan öğrencilere çokça tekrarlanarak yapılır maksat kendilerinden ayrılanları geri örgüte biat eder hale getirmektir. Olmayanları ise ayrılmaya zorlamaktır. Nitekim 2006 dan 2014 e kadar bunların hepsine askeri okullarda ve polis kolejinde harp okullarında ve polis akademisinde okuyan örgütle alakası olmayan ve ayrılan öğürencilerin hepsi maruz kalmıştır . Belli bir sistematikle aynı cezalandırma yöntemlerini kullanmışlar. Hırsızlık yapmadığınız halde herkesin içinde soyarak hırsız olarak suçlarla , bilgisayarınızda porno bulurlar , erkek erkeğe ilişkiyle suçlarlar hertürlü kumpas kahpelik mevcuttur bu gülen cemaatinde. Kampalarda şok mangalarına alırlar kendilerinden olmayan öğrencileri yazları askeri kamplar olur . Eğitim amaçlı didimde 2 sene o iki kampın ikisindede bana çok eziyet etmişlerdir. Uykusuz bırakırlar. Dikenli tellerde yürütürler. Bokun içine sokup çıkarırlar. Güneşin altında bekletirler. Aşağılarlar. Süründürürler saatlerce çok kalk...
    Show More Show Less
    11 mins
  • FETÖ Gülen Cemaati Hizmet Hareketi içersindekilere Neden Kod İsimler Veriyor! Kod isim klasik koşullandırma ve ERİCKSONCU Hipnoz Kod İsim
    Dec 22 2021
    FETÖ Gülen Cemaati Hizmet Hareketi içersindekilere Neden Kod İsimler Veriyor! Kod isim klasik koşullandırma ve ERİCKSONCU Hipnoz Kod İsim Post Hipnotik Bir teknik klasik hipnoz yerine, telkin hikayeleri anlatarak hafif bir trans hâlindeki danışanının bilinçaltına seslenmenin yolunu bulmuş ve metot daha sonra ericsonian terapi adını almıştır. klasik hipnozun ilk seansının uzun ritüelini uygulamaması zamandan tasarruf ettirdiği gibi metaforik ya da üst üste konulmuş öykülerin içine yerleştirdiği telkinlerin bilinçaltına kolayca ulaşması da bir diğer avantajıdır. Fethullah Gülen de bu hipnoz yöntemini çokça kullanır ! danışan çoğu zaman hipnoza girip çıktığını fark etmez, seans sonrası bir zamanda bilinçaltının dönüştüğüne şahit olur. muğlak cümle üretmekte usta olduğu söz edilen ve kullanmakta bulunduğu bu teknik ile hissettirmeden herhangi bir ya da birden fazla kişiyi, isteği doğrultusunda koşullandırmayı beceren iletişim adamı. işin tuhaf kısmına gelince, kişinin telkine karşı olan direnci, bu adamı engellemiyor! Milton Erickson danışanlarına yeni isimler veriyor bu sayede ! Hipnotik trans yaratması çok daha kolay oluyor o sesle seslendiği an danışanlar hipnotik transa geçiyorlar ! Gülen cemaatide aynı yöntemi kullanıyor müritlerine kod isimler veriyor seçtiriyor ! O kod isimlerle iletişim kurduklarında müritlerini hipnotik transa geçirmeleri ve verdikleri dolaylı telkinleri uygulamalarını sağlamaları çok daha kolay oluyor ! Ericksonian Hipnoz, Milton Erickson tarafından geliştirilen hipnozun adıdır. Geleneksel hipnozdan temel farkları şunlardır. A.) Uyarlama : Erickson her danışanı için ayrı yöntemler kullanmaktadır. Her danışanın davranış yapısı, ruh hali, problemi, kişilik özellikleri, düşünce sistemi ve bilinçdışı uygulamalara yatkınlığını göz önüne alarak terapi sırasında kişiye özgü uygulama yapabilmektedir. Bu oldukça etkili bir yöntemdir. Gülen cemaatide ilk kazanacağı müritleri hakkında ayrıntılı fişleme yapar ve bilgi toplar ! Bu kısım aslında onları ERİCKSONCU hipnoza uyarlama aşamasıdır ! Her kazanacakları müridin ruh halini kişilik özelliklerini düşünce sistemini ayrıntılı fişler hizmet hareketi Gülen cemaatinin kazanım abla ve ablaları ! B.) Milton Model (Hipnotik dil) : Her sözcük, cümle ve gramer yapısının nörolojiyle bağlantılı olduğunu keşfeden Erickson, kendine özgü ve bilinç dışına doğrudan hitap eden bir dil geliştirmiştir. Bu şekilde konuştuğunda kişiyle çok daha derin bir iletişim kurabilmekte ve çok daha hızlı sonuç alabilmektedir. Kendine özgü dil yapısından oluşan bu dilde ustalaştığında sadece konuşarak bile insanları transa sokmak mümkündür. Gülen cemaati de örgüt içi dili sırf bundan dolayı üretmiştir ! Bu dik sayesinde müritlerini kolaylıkla hipnotik trans altına alabilmektedirler ! C.) Dolaylı Telkinler : Geleneksel hipnoz danışana doğrudan telkin vermeye dayalıdır. (sigaradan nefret edeceksin…. Bir daha içmeyeceksin vb.) Telkine açık insanlarda (genel nüfüsün % 20 – 30’ u) bu etkili olabilmektedir. Ancak dürtülerin yüksek olduğu durumlarda ve telkine yatkın olmayan kişilerde etkili olmamaktadır. Ericksonunun geliştirdiği dolaylı telkin kalıpları, özellikle hipnotik bir dille birlikte kullanıldığında çok daha etkili olabilmektedir. Gülen Cemaati her zaman dolaylı telkinleri kullanır ! Örgüt içersinde yıllarca kalıp artık tam bir mürit haline gelenlere bu dolaylı telkin kalıpları öğretilir ! Bu sayede onlarda diğer insanları yönlendirir ve Gülen cemaatine kazandırır ikna eder ! Hipnozdakiler başkalarını hipnoz ederler ! Böylece cemaatin hipnozundakiler yuvarlanan bir kartopu gibi çoğalır !
    Show More Show Less
    6 mins
  • FETÖ ' nün Psikolojik Harp Yöntemleri | Eski Sevgilim Büşra Şama
    Dec 21 2021
    Hepinize yeniden merhaba fetö gerçekleri podcast kanalı dinleyenleri. Bu podcastimde sizlere 2009 yılında Ankara Polis Kolejinde okurken Gülen Cemaatinin Hayatıma soktuğu bal tuzağı eski sevgilim Büşra Şama ' yı anlatacağım . Büşra Şama ' nın 12 yıllık süreçte Komiser Gökhan Şentürk ' e neler yaşattığını hepiniz bu podcastin sonunda dinlemiş ve anlamış olacaksınız . Öncelikle nasıl sokuldu büşra Şama hayatıme fetö terör örgütü tarafından o kısmı kısaca özetliyim sizlere. Ben 2005 senesinde gülen cemaatinin ağına takıldım zeki olduğum için 2006 senesinde Polis kolejini kazanarak mahrem yapılanma içersine girmiş oldum. Gülen cemaatinin zihin kontrol yöntemleri benim üzerimde pek işe yaramadı . fethullah Gülen ' le ilgili verdikleri telkinlere inanmadım . Hipnozlarına girmedim .Bundan ötürü polis kolejinde benden sorumlu gülen cemaat abisine artık onlarla görüşmek istemediğimi , kendilerinin beni eski kız arkadaşımdan ayırdıklarını söyleyerek kavga ettim . Gülen cemaati kült bir örgüttür arkadaşlar . Radikal zihin yuıkama yöntemlerini , ericksoncu hipnoz yöntemlerini örgüte eleman kazandırırken kullanırlar .SOn aşamadada sizden çok sevdiğiniz birşeyi feda etmenizi isteler bu sayede bakarlar hipnoz başarılı olmuş mu olmamış mı ? Zihin kontrlü gerçekleş mişmi gerçekleşmemişmi nitekim bendende feda etmemi istedikleri şey kız arkadaşım oldu . bende kız arkadşımdan fetö abimin isteği ve telkinleri üzerine ayrıldım . Neydi o telkinler biz zamanı geldiğinde sana en güzelini en namuslusunu en dürüstünü buluruz ! Bu aşamayı anladığınız göre polis kolejinide kazandığım için gülen cemaati için artık çok önemli bir konuma erişmiştim . 2007 senelerinde kendileriyle kavga ettim Polis Koleji 2. sınıftım o zamanlar . 2008 senesinde netlogtan o dönemki sosyal ağ perihan diye bir sevgili yaptım kendime. Gülen cemaati peşimi hiç bırakmadı benden sorumlu vedat kod isimli şahıs sürekli ankarada denizlide karşıma çıkıp şefkat tokatlarıyla beni tehdit edip durdu. Ve 2006 2014 yılları arasında Polis Koleji ve Akademisinde okurken bana gerçekten çok psikolojik işgence ettiler. O kısımlar geçmiş podcastlerimde var merak edenler açıp dinleyebilir. Gülen cemaati müritlerinin sosyal çevrelerini kısıtlar arkadaşlar . Aynı mason örgütlenmeleri gibi kült bir yapılanmadır. Dışarıdan sosyal arkadaşlarınızın olmasına, kendileri dışında biriyle sevgili olmanıza evlenmenize asla izin vermezler. Nitekim ben perihanla sevgili olunca polis kolejinde diğer şakirtler beni kendi abilerine fişlediler . Bu sayede hizmetin fetönün benim kız arkadaşım olduğundan haberi oldu. Polis Kolejinde devrelerim arada yanıma gelerek beni zecr tokadıyla tehdit etmeye başladılar . Ben bu psikolojik ceza koşullandırmalarına pabuç bırakmadım arkadaşlar . Perihandan bir süre sonra kendim soğuduğum için ayrıldım . O süreci örgüt çok iyi kullandı . Karşıma hizmetten bazı kızlar çıkarttılar beni kontrol altında tutabilmek , yönlendirebilmek ve fişleyebilmek için ... 15 tatilde denizliye döndüm . Sokakta yürürken eski kız arkadaşımın kuzeni berna şama benden msn adresimi istedi ki bu kızla gerçekten samimiyetimiz yoktu arkadaşlar . Aynı okulda hürriyet ortaokulunda okumamız dışında bende kendisine msn adresimi verdim . Sonrasında arkadaşlar bir kaç gün sonra bu kız bana seni çok güzel namuslu dürüst bir kızla tanıştırıcam yazdı . Msnden bana . Bende kabul ettim . Ve böylelikle benim bal tuzağım Büşra Şama hayatıma girmiş oldu . Çok sonraları anlaşılacaktı ki büşrayı benim hayatıma sokan benimle sevgili olması yönünde teşvik eden ve kuzeni bernayı kullanarak benimle tnaışmasını ayarlayanlar Fetö örgüt üyelerinden başkası çıkmayacaktı. 2009 yılının şubat tatilinde Denizli ' de tanımış oldum böylelikle Büşra Şamayı arkadaşlar . O zamanlar 16 yaşında bir şakirdeydi. Bende 17 yaşında gülen cemaatinden kurtulduğunu sanan bir polis koleji öğrencisi... Polis kolejinde yaptığım herşeyi , hafta sonu dışarı çıktığımda yaptığım herşeyi artık sevgilim olan büşra şamaya anlatıyordum . Bu sayede...
    Show More Show Less
    21 mins